Kaffed Tüzük Komisyonu’na Öneriler

Bir Asimilasyon Aracı Olarak Soyadı
11 Şubat 2021
Jıneps sordu, Almastı Çerkes Kadın Hareketi yanıtladı
15 Şubat 2021

Kaffed Tüzük Komisyonu’na Öneriler

Kaffed Tüzük Komisyonu, yapılacak olan tüzük çalıştayı için Çerkes toplumuna çağrıda bulunmuş ve önerileri beklediğini açıklamıştır. Almastı Çerkes Kadın Hareketi, sorumluluk hissettiği bu alana yönelik tüzük önerileri hazırlamış ve Kaffed Tüzük Komisyonu’na göndermiştir. Tarafımızdan gönderilen öneriler aşağıdaki gibidir.

KAFFED TÜZÜK KOMİSYONU’NA ÖNERİLER

Kafkas Dernekleri Federasyonu (Kaffed), bünyesinde yapılacak tüzük değişikliği için önerilerin alınması çağrısında bulunmuştur. Almastı Çerkes Kadın Hareketi’nin önerileri aşağıdaki gibidir:

  1. Kendi yapısı içinde (Genel Kurul, Denetleme Kurulu, Onur Kurulu, Yönetim Kurulu ve bunlara bağlı komisyonluklar, temsilcilikler, faaliyet grupları) kadınların varlığının, görünürlüğünün, etkinliğinin ve kararlara katılımının sağlanmasına öncelik verir ve bunu denetleyecek araçlar geliştirir. Karar alma mekanizmalarında kadınların görünürlüğünün erkeklere oranla geri planda kalmamasına dikkat eder. Eşit temsiliyeti önemser. Üye, delege, temsilci, başkanlık mevkilerinde erkek ve kadınların eşit temsiliyetinin olmasını sağlar. Sayıca eşit olunamayan durumlarda sayı düzenlemesinde değişikliğe gider.
  2. Bütün faaliyetlerinde cinsiyet ayrımcılığını dışlayan, cinsiyetler arasında eşitliğin ve dengenin geçerli olmasını gözetecek ve kadın gönüllülere dönük ayrımcılık, fiziksel, psikolojik, sözel, cinsel her türlü taciz ve şiddeti engelleyecek bir toplumsal cinsiyet politikası uygulayacağını taahhüt eder. Kadın gönüllülere ve üyelere yönelik her türlü ayrımcılık ve şiddeti asla görmezden gelmez, hoşgörü göstermez ve ağır bir hak ihlali olarak değerlendirir. Bu hak ihlallerine ise gerektiğinde yaptırım uygular. Yönetim ve faaliyetlerinde Toplumsal Cinsiyet Belgesi’ni göz ardı etmeye hakkı yoktur. (Toplumsal Cinsiyet Belgesi Ek.1’de gösterilmiştir.)
  3. Toplumsal cinsiyete dayalı ayrımcılık, taciz ve şiddeti içeren davranışlara maruz kaldığını belirten kişilere, yargılamaksızın destek verir. Kadının beyanını esas alır ve karşı tarafın haksızlığı üzerinden yaklaşım sergiler. Karşı tarafı, kadının beyanının aksini ispatlamakla yükümlü tutar. Bu süreçte beyanda bulunan kadının özel hayatının gizliliğini gözetir.
  4. Toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizlik, ayrımcılık, şiddet, taciz, cinsel taciz ve cinsel saldırıya maruz kalanların ya da tanık olanların kendilerini ifade edebilecekleri bir güven ortamını oluşturmayı taahhüt eder ve ilgili mercilere (hukuksal veya psikolojik) başvuru konusunda gerekli adımları atmaya teşvik eder.
  5. Toplumsal cinsiyet eşitliğini gözetir ve Birleşmiş Milletler Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW) ve Kadına Yönelik Şiddet ve Aile içi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi (İstanbul Sözleşmesi) başta olmak üzere bu çerçevede hazırlanmış ulusal ve uluslararası mevzuatın yol göstericiliğinde; cinsiyet, cinsiyet kimliği, cinsel yönelim, yaş, sınıf, göçmen ya da mülteci statüsü, medeni hâl, etnik köken, engellilik vb. temelli ayrımcılıkların karşısında durur. Bu ayrımcılıkların önlenmesi için toplumda farkındalık yaratılmasına katkıda bulunur.
  6. Kaffed, bünyesine bağlı bir Kadın Meclisi oluşturulmasını sağlar. Bu meclisin, toplumsal cinsiyet eşitsizliğine bağlı sorunlar ile ilgilenmesini garanti altına alır. Temsiliyet hakkını koruma, söz söyleme hakkını koruma, şiddet türlerine veya cinsiyet temelinde haksızlığa maruz kalan kadınlara yönelik danışma ve yol gösterme gibi görevler bu meclisin misyonları arasında yer alır.

Ek.1

Toplumsal Cinsiyet Belgesi

Birleşmiş Milletler Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW) ve Kadına Yönelik Şiddet ve Aile içi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi (İstanbul Sözleşmesi) başta olmak üzere bu çerçevede hazırlanmış ulusal ve uluslar arası mevzuatın yol göstericiliğinde; cinsiyet, cinsiyet kimliği, cinsel yönelim, yaş, sınıf, göçmen ya da mülteci statüsü, medeni hal, etnik köken, engellilik vb. temelli ayrımcılıkların karşısında durur, bu ayrımcılıkların önlenmesi için toplumda farkındalık yaratılmasına katkıda bulunur. Toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik yapılması gerekenler:

  1. Toplumsal cinsiyet eşitliği ve adaletine ilişkin farkındalığı arttırmak amacıyla çalışmalar yapmak
  2. Kafkas Dernekleri Federasyon’unda cinsiyete dayalı herhangi bir tür şiddet, taciz ve saldırı olayında kadınların açıklamalarını ciddiyetle ele almak, başvuranların gizliliğini korumak ve mağdurlara her türlü desteği hızlı ve ücretsiz olarak sağlamak. KAFFED bünyesinde cinsiyet ayrımcılığı, şiddet ve tacize yönelik çalışmalar yürütmek ve komisyonlar kurmak
  3. Çocuklar ve gençler başta olmak üzere kurumun çalıştığı hedef kitlelerde, toplumsal cinsiyet eşitliği anlayışının yaygınlaştırılması için çalışmak. Eğitim ve materyallerini bu doğrultuda geliştirmek. Katılımda ve inisiyatif almada eşitlik ilkesini gözetmek
  4. Toplumsal cinsiyet eşitliğiyle ilgili çalışmalar yapılması için teşvik etmek
  5. Yöneticilere ilişkin bilgilendirme toplantıları veya çalıştaylar yaparak toplumsal cinsiyet eşitliği farkındalığını sağlamak
  6. Kendisine bağlı tüm derneklerde Toplumsal Cinsiyet Eğitimi verilmesini sağlamak. Yapılacak bilgilendirme çalışmasında cinsel taciz ve şiddet tanımı, bu durumlarda neler yapılması gerektiği ve cinsel taciz ve şiddete yol açmayacak şekilde davranmanın nasıl mümkün olacağı konusunda bilgilendirme yapmak
  7. Cinsel taciz ve her türlü şiddet iddialarına karşı gerekli incelemeyi yapmak üzere kolay erişilir şikayet mekanizmaları kurmak. Bu şikayet mekanizmalarının, ivedilik, güven, gizlilik, adalet ve özen gösterme ilkelerine uygun olarak çalışmasını sağlamak
  8. Bu iddialarının üstünü kapatan, soruşturma açılmasını engelleyen veya yeterince soruşturma yapmayan ilgililer hakkında soruşturma yapmak.
  9. Yerleşkelerde, güvenliği sağlayıcı aydınlatma ve ulaşımı sağlama gibi tedbirler almak. Kreşler açmak ve emzirme odaları tahsis etmek
  10. Kadınların eylem, etkinlik, eğitim ve diğer çalışmalarına katılımın önündeki engelleri ortadan kaldırmaya ve etkin katılımlarını özendirmeye yönelik mekanizmaları oluşturmak ve işletmek

Bu politika belgesinin hazırlanmasında Anayasa, taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler (özellikle Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi ile Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi), Türk Ceza Kanunu, ilgili maddeleri esas alınmıştır.

Toplumsal Cinsiyet Temelli Şiddet Tanımları:

CEDAW: (Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi) Kadınların medeni durumlarına bakılmaksızın ve kadın-erkek eşitliğine dayalı olarak politik, ekonomik, sosyal, kültürel, medeni veya diğer alanlardaki insan hakları ve temel özgürlüklerinin tanınmasını, kullanılmasını ve bunlardan yararlanılmasını engelleyen, ortadan kaldıran veya bunu amaçlayan ve cinsiyete bağlı olarak yapılan herhangi bir ayrım, mahrumiyet veya kısıtlamadır.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ: (Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi -2011) “Toplumsal cinsiyete dayalı şiddet”, kadına kadın olmasından dolayı uygulanan ve kadınları orantısız biçimde etkileyen şiddet (m. 3/d); anlamına gelir. Başka bir deyişle, toplumsal cinsiyet temelli şiddet, kadına yönelik olup, kadın ile erkek arasında olduğu varsayılan farklılıklar temelindeki eşitsiz güç ilişkilerinin hem nedeni hem de sonucu olarak ortaya çıkan ve kadının gerek özel, gerekse kamusal alanda ast konumuna yol açan herhangi bir zarardır. Madde 3/a “Kadınlara yönelik şiddet” bir insan hakları ihlali ve kadınlara yönelik ayrımclığın bir biçimi olarak anlaşılmaktadır ve ister kamusal isterse özel alanda meydana gelsin, kadınlara fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik acı veya ıstırap veren veya verebilecek olan cinsiyete dayanan bir eylem veya bu tür eylemlerle tehdit etme, zorlama veya özgürlükten yoksun bırakma şeklinde tanımlamaktadır.

CİNSİYETE DAYALI AYRIMCILIK: Cinsiyet ayrımcılığı tüm toplumlarda özellikle kadına karşı ayrımcılık olarak ortaya çıkmakta ve kadınların haklarından yararlanmalarını veya kullanmalarını engelleme veya hükümsüz kılma amacının taşıyan cinsiyete dayalı herhangi bir ayrım, dışlama ve kısıtlama anlamına gelmektedir.

CİNSİYETE DAYALI ŞİDDET:  Cinsiyete dayalı şiddet, cinsiyet ayrımcılığının bir biçimidir ve en fazla kadına yönelik olarak ortaya çıkmaktadır. Kadına yönelik şiddet, ister kamusal ister özel hayatta meydana gelsin fiziksel, cinsel, psikolojik ya da ekonomik yönden acı veren, cinsiyete dayalı tehdit, zorlama ya da özgürlükten yoksun bırakma anlamına gelmektedir. Kadına yönelik şiddet, fiziksel, psikolojik, cinsel ve ekonomik biçimleri olan bir olgu olarak karşımıza çıkmakla birlikte en yaygın ve görünür biçimleri cinsel taciz ve saldırıdır. Şiddet başlıca, fiziksel şiddet, cinsel şiddet ve psikolojik şiddet olarak karşımıza çıkmaktadır:

Fiziksel şiddet: Bir başka bireye yönelik kasti uygulanan fiziksel şiddet eylemleri

Cinsel şiddet: Rızaya dayalı olmayan cinsel nitelikli eylemleri

Psikolojik şiddet: Tehdit veya zorlama yoluyla kişinin psikolojik bütünlüğüne ciddi zarar veren kasıtlı davranışları, ifade etmektedir.

CİNSEL TACİZ: Cinsel taciz çoğu zaman iki kişi arasında gerçekleşen ve bireylerarası ilişkilerin mahrem ve karmaşık alanında muğlak kalabilen, bu nedenle tanımlanması, değerlendirilmesi ve kanıtlanması kolay olmayan bir olgudur. Bu durum, tacize uğrayanları suskun kalmaya itmekte, böylece tacize uygun bir ortam yaratmaktadır. Bu Belgede cinsel taciz konusunda esas alınan ve aşağıda yer alan tanımlar ve sınıflamalar, şimdiye dek çeşitli belgelerde geliştirilmiş olan tanımlamalara dayanmaktadır.

 Genel anlamıyla “cinsel taciz”, vücut teması bulunmadan yapılan ve rızaya dayalı olmayan, cinsel içerikli ve rahatsız edici söz, tavır veya diğer davranış biçimlerini içerir.

Rahatsızlık verecek ağırlıkta olmayan fiiller taciz olarak değerlendirilmez. Mutlaka temas bulunması gerekmez. Temas bulunmayan hareketler de sarkıntılık bağlamında değerlendirilir. Olayın gerçekleştiği ortama ve bağlama göre, ısrarla tekrarlanan eylemler ya da bir tek eylem, cinsel taciz olarak değerlendirilebilir.

Cinsel taciz, taciz eyleminin süresine, yoğunluğuna ve niteliğine göre; basit taciz ve ağır taciz olmak üzere ayrılabilir. Bu sınıflandırma, ilgili disiplin soruşturmaları sırasındaki değerlendirmelere de yön verir:

Basit taciz: cinsel olarak rahatsız edici, fiziksel temas içermeyen hareketlerdir. Örneğin, laf atmak, cinsel ilişki teklifinde bulunmak, cinsel içerikli şaka yapmak ve iltifatlarda bulunmak ya da argo sözcükler kullanmak, flört etmek için(alaf, semerkaw) olağanın ötesinde ısrarcı davranışlarda bulunmak, dijital ya da diğer pornografik materyal ile rahatsız etmek, kişinin cinsel yaşamıyla ilgili sorular sormak veya dedikodu üretmek gibi. Bu çerçevede bahsedilen hareketlerin, mutlaka cinsel saikle işlenmesi de zorunlu değildir. Şaka ya da aşağılama maksadıyla gerçekleştirilen hareketler de taciz sayılır. Basit tacizin, uyarılara rağmen sürekli olarak tekrarı halinde niteliği ağırlaşır.

Ağır Taciz: Şantaj ya da açık tehdit gibi fiillerle ortaya çıkan ve kişinin davranışlarını kontrol etmeye yönelik hareketlerdir. Kişinin mesleki ya da akademik otorite konumunu suiistimal etmesiyle ilgili olabileceği gibi, eşit statüde olanlar arasında da ağır taciz durumları gerçekleşebilir. Cinsel içerikli teklife uymadığı durumlarda kişinin öğrencilik, akademik ya da iş hayatıyla ilgili bedeller ödeyeceğinin, uyduğu takdirde ise hak etmediği kazançlar sağlayacağının açık olarak söylendiği veya ima yoluyla belirtildiği durumlarda söz konusu olur. Bu tarz fiiller, örneğin aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle işlenmişse, Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle, eğitici, öğretici, tarafından işlenmişse, TCK m. 105/2 de cezanın ağırlaştırılmasını gerektiren nitelikli haldir. Ayrıca bu fiil nedeniyle mağdur; işi bırakmak, okuldan veya ailesinden ayrılmak zorunda kalmış ise verilecek ceza daha da ağırlaştırılmaktadır.

CİNSEL SALDIRI: Cinsel saldırı, kişinin vücudu üzerinde gerçekleştirilen, rızaya dayalı olmayan cinsel arzuları tatmine yönelik davranışlarla, bir kimsenin beden dokunulmazlığının ihlal edilmesidir. Cinsel saldırı iki biçimde ortaya çıkabilir:

1) İlk şeklinde cinsel saldırı, kişinin beden dokunulmazlığının bedensel saldırı şeklinde ihlalidir. Temasın çıplak olması ve cinsel organlarla ilgili olması gerekmez.

2) İkinci tür cinsel saldırıda ise, kişinin beden dokunulmazlığının vücuda organ veya sair bir cisim sokulmasıyla ihlal edilmesi söz konusudur. Rıza fiili hukuka uygun hale getirir.

Ancak rıza hem cinsel davranışı hem de bu davranışın gerçekleşme şeklini kapsamalıdır.

Fiilin kamu görevinin, vesayet veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle işlenmesi TCK’de cezanın ağırlaştırılmasını gerektirir.

CİNSEL İSTİSMAR: 18 yaşından küçüklere karşı gerçekleştirilen cinsel saldırı ve cinsel taciz eylemleri“çocuğun cinsel istismarı” olarak değerlendirilir. TCK m.103’te cezalandırılmıştır. Ayrıca istismarın eğitici, öğretici, tarafından; Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle, işlenmesi hâlinde, daha ağır cezalandırılmıştır. Fiil gerçekleştirilirken cebir veya tehditle işlenmesi de daha ağır yaptırım gerektirir. Ayrıca TCK m.104’te fiilin 15 yaşını bitirmiş olan çocukla rıza ile de olsa işlenmiş olmasını cezalandırılmaktadır.

TEHDİT VEYA MİSİLLEME: Kişinin cinsel veya duygusal amaçlı teklifleri reddetmesi ya da tacize uğradığını düşünerek şikâyet etme yoluna gitmek istemesi/gitmesi nedeniyle, iş veya eğitim yaşamının intikam amacıyla, örtülü olarak veya açıkça zorlaştırılması da bir taciz türü olarak değerlendirilir. TCK m.107’ de bu tarz fiiller cezalandırılır. Ayrıca TCK m.106’da bir başkasının vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit edilmesi de cezalandırılmıştır.

Not: Yukarıda tanımlarda sözü edilen rızanın her türlü baskıdan uzak özgür iradeyle verilmiş ve sakatlanmamış (cebir, şiddet, tehdit, hile ve baskı gibi yöntemlerle) olması gerekir. Aksi halde geçerli bir rızadan söz edilemez.

Comments are closed.